H.GÜRER
16 Temmuz, 2016
Kiminle
konuşursanız konuşun, herkesin mevcut duruma, gidişata dair ciddi eleştiriler
yapmasıyla karşılaşırsınız. Kiminle konuşursanız, “kimse yan-yana gelmiyor,
kimseyle bir şey yapılmaz” denilen depresif haller görürsünüz. Kimsenin
kimseleri sevmediği, bir araya gelmediği garip haller. Oysa herkesin bir arada
olmaya ne kadar çok ihtiyacı var! Bir araya gelmeyenlere “bir’ey olarak üzerine
düşeni yap” dersin, onu da yapmaz. “Bir” kişi ile bir şey
olmaz/değişmez” denip işin içinde çıkarlar/çıktıklarını sanırlar. Ama sorunlar
çözülmez, orta yerde büyüyerek durur. “Bir”ey, yada “1” olmak küçümsenir,
önemsenmez! Oysa yaşamda ne kadar tayin edici ve önemlidir. Niceliğin önemi
olmasaydı nitel değişimlerden söz edilebilir miydi? Ya peki “Bir” olmasaydı,
iki-üç’ten?
Bütün bilimlerin
temel kaynağı ve evrensel bir anlaşma dili olan Matematik, yer ve zamana bağlı
olmadan, her dilden ve renkten, inançtan insanın ortak düşünce ve aynı zamanda
konuşma aracıdır. Bu araç, Nümeroloji bilimiyle, doğada ki pek çok şeyde ve
insan vücudunda karşılaşılan “altın-oran”ı denilen sayısal değerleri tespit
ederek, kozmik fiziğin yasalarını ve evrenin anahtarını oluşturur! Bu anlamıyla
da sayıların belirleyici gücü küçümsenmemelidir. Aksi halde, “1”e verilen anlam
ve değer olmaz ise, 2-3-5 dizinine sahip olunamayacaktır!