polemik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
polemik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2019 Pazar

“Önem bakışında olsun, bakılan şeyde değil…”[1]

“Önem bakışında olsun, bakılan şeyde değil…”[1]
(Yobazlığa denk gerici bir bakış açısı ve anlayışı üzerine eleştirel notlar…)

H.Gürer
1 Aralık 2019

Yazımın ana konusu 23 Kasım 2019 tarihinde YDG’nin düzenlediği 29. GKSF’de “şehitler” kutsalına saygısızlık olacağına hükmedilen Oryantal dansın sergilenmiş olmasıdır. Geçmişte uzun bir dönem öznelerinden biri olduğum YDG kolektifine karşı oryantal dans denkleminde “şehitlik”, “devrimci ahlak” ve “kutsallara saygısızlık” parametreleri bağlamında başlatılan ve sürdürülen örgütlü cinnet halinin örgütlenmiş linç girişimine karşı bir tavır koyma sorumluluğu duyuyorum. Bu tutum, haksız ve yanlışlara karşı tavır alıp doğruyu söylemek için ille de siyasi bir oluşumun doğrudan mensubu olması gerekmediği bilincidir. 

Öğrencilere dakikada 20 bin kelime okumayı vaat eden 'Kuantum okuma kursları' ile ve güneş yörüngesinden çıkıp yüzyıllarca yıllık yolculuklarla yeni gezegenler arayan bilimsel gelişmeler karşısında nerede durduğumuza ve nelerle meşgul olduğumuza bakınca niteliğimizin ahvali de ortaya çıkıyor…

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Yeniden düşünmek!

Eleştiri mi, polemik mi, yoksa siyasal kayıtsızlık mı!?

H.GÜRER
10 Temmuz 2017

“Hareketler ve sözler uyumlu olursa
tüm dünya değişir.”
Chuang Tzu

Eleştirinin işlevini ve kimlere karşı nasıl yapılacağını, uzun ve süslü söylemlerle, ustalardan sayfalarca alıntılar yaparak aktarmaya gerek duymuyorum. Zira, bu yazının muhatapları tüm bunları pekala biliyorlar! Ancak şunu belirtmekte fayda var, bizler dostlarımızı eleştiririz; onları ve hatalarını düzeltmek, değiştirip-dönüştürmek, geliştirip yetkinleştirmek ve birlikte yetkinleşmek için. Rencide etmez, aşağılamayız!

Yazının muhataplarından biri “Canım biraz Hasan Aksu’yla uğraşmak istiyor!” yazısını yazan Ali Kara Hanoğlu. Diğeri ise bu yazıyı yayınlayan ve aynı zamanda "köşe yazarı" olduğumuz Kaypakkayahaber.com sitesi. Geçerken belirteyim, aynı sitenin köşe yazarı olma “hukuku” bu yazıyı yazmamın nedenlerinden yalnızca biri! Diğeri ise; insanları bu üslûp, tarz, yöntem ve dil ile şekillendirilmesine karşı oluşum ve büyük bir tehlike olarak görüşümdür! En önemlisi ise, nasıl yaşadığımız, yaşarken neler yaptığımız ve nasıl öleceğimiz yeni kuşaklara şekil vereceğine inandığımdandır!

25 Ocak 2017 Çarşamba

Fazıl Say’a…

Yanlış sorular, doğru cevapları bulmanıza yardımcı olmaz!

H.GÜRER
25 Ocak 2017

Sayın Fazıl Say, Instagram hesabından bugün (25 ocak 2017) aşağıdaki yazısını yanda ki dergi kapağı ile paylaştı. Bizde kendisine yanıt vermeye çalıştık. Önce sayın Say’ın yazısını ardından yanıtımızı yayınlıyoruz. 

“Bu kişisel bir konu gibi gözükmesine rağmen, aslında hepimizin konusudur...  Amacım rahatsızlık vermek değil, dikkatli okunmasını özellikle MEB ve Kültür Bakanlığı çevrelerinin okumasını, ve bir sonuca varmasını isterim, İki konumuz var; ilki Ankara'daki bir müzik festivalinin siyasi davranışları, ikincisi milli eğitimin yeni müzik müfredatı. Lucas ve Arthur Jussen, Hollandalı piyano ikilisi, iki genç sanatçı, sosyal medyadan bir çok kere ben de paylaştım kendileri için yazdığım "gece" ( night) isimli eseri dünyadaki her konserlerinde çalıyorlar. Deutsche Grammaphon firması için de kayıt ettiler. Ocak ayı sonunda Ankara'da konser verecekler, yeni bir festival varmış, hükümetten destek alan bir organizasyon olduğu söylendi; Şimdi, bu Ankara'daki festivalin, Hollandalı piyano ikilisinin programından benim eserimi niye çıkarttırttığını , neden genç ikiliye "bu eseri çalmayın" dediklerini öğrenmek istiyoruz. Bu sonuçta -sözü filan bile olmayan- virtüöz bir enstrumental eserdir. Konuyu büyütmek istemiyorum. Bir açıklama yeterli olacaktır. Hollanda elçiliği de konuyu bilse iyi olur. Kültür bakanı da. Bunları sormak bestecinin hakkıdır. Sonuçta; bu şekilde Programdan çıkarma, sansüre girer, belli bir prosedürü vardır. 

Fazıl Say’a…

Yanlış sorular, doğru cevapları bulmanıza yardımcı olmaz!
H.GÜRER
25 Ocak 2017

Sayın Fazıl Say, Instagram hesabından bugün (25 ocak 2017) aşağıdaki yazısını yanda ki dergi kapağı ile paylaştı. Bizde kendisine yanıt vermeye çalıştık. Önce sayın Say’ın yazısını ardından yanıtımızı yayınlıyoruz.

“Bu kişisel bir konu gibi gözükmesine rağmen, aslında hepimizin konusudur...  Amacım rahatsızlık vermek değil, dikkatli okunmasını özellikle MEB ve Kültür Bakanlığı çevrelerinin okumasını, ve bir sonuca varmasını isterim, İki konumuz var; ilki Ankara'daki bir müzik festivalinin siyasi davranışları, ikincisi milli eğitimin yeni müzik müfredatı. Lucas ve Arthur Jussen, Hollandalı piyano ikilisi, iki genç sanatçı, sosyal medyadan bir çok kere ben de paylaştım kendileri için yazdığım "gece" ( night) isimli eseri dünyadaki her konserlerinde çalıyorlar. Deutsche Grammaphon firması için de kayıt ettiler. Ocak ayı  
    sonunda Ankara'da konser verecekler, yeni bir festival varmış, hükümetten destek alan bir organizasyon 
    olduğu söylendi; Şimdi, bu Ankara'daki festivalin, Hollandalı piyano ikilisinin programından benim eserimi
    niye çıkarttırttığını , neden genç ikiliye "bu eseri çalmayın" dediklerini öğrenmek istiyoruz.

19 Ocak 2017 Perşembe

Orhan Pamuk’a, Instagram hesabına yanıt!


H.GÜRER
19 Ocak 2017

17-18-19 Ocak 2017 tarihilerinde Orhan Pamuk Instagram hesabında yapılan bir paylaşıma, kelimesi kelimesine aynı olmasa da buna yakın ifade ile şöyle yazmıştım; “Hocam, kendinizin dışında bir şeyler de paylaşsanız iyi olur. Dünya sadece siz ve kitaplarınızın etrafında dönmüyor. Paylaşımlarınızın hepsi size ait. Dünya’da ve Türkiye’de bir sürü şey yaşanırken sizin dünyaca tanınmış Nobel ödüllü bir edebiyatçı bir aydın olarak paylaşımlarınızın yalnızca kendinize ait olması ne garip.” yaptığım bu yoruma birkaç kişiden hesaba yanıt geldi.