17 Nisan 2007 Salı

"Kadın sorunu üzerine" Kitabına ÖNSÖZ!

İki cins arasında ki tam hak eşitliği ve cinslerin kendi bedenleri üzerinde tasarruf hakkı!


H.GÜRER
17 Nisan, 2007

Kadın Sorunu,Kadının Kurtuluşu ve Kadının Özgürleşmesi üzerine şimdiye kadar  çok şey söylenmiş,çok şey yazılmıştır.Genel teorik doğruların sıralandığı bir çok kitap ve yazı söz konusu. Kuşkusuz bu, kadın için “mutlu bir hayat”ın derhal hazırlandığı anlamına gelmediği gibi, teorik tespitler ve belirlemelerle yetinilerek somut örgütlenmelere gidilmemesi ve bu günün can alıcı sorununu sürekli devrime ertelenmesi de bir başka açmaz olarak Türkiye Devrimci Hareketinin önünde durmaktadır.Bu gün kimi çevrelerce yetkin devrimci kadınların kendi saflarında olduğunu haklı bir gurur kaynağı yapanlar söz konusu.Ama belirleyici ve tayin edici olan bu değildir.Türkiye de ki Milyonlarca emekçi kadının örgütlenmesi,dönüştürülmesi ve insanlığın ihtiyaç duyduğu o altın çağın kazanılması için kadınların vaz geçilemez ve devrim için hayati olan misyonları görülmek ve buna uygunda örgütlenmek  durumundadır.

2 Ocak 2005 Pazar

Echelon, Promis, Mernis - Ölüm mangaları ve arka kapı!

H.GÜRER
Ocak 2005

Kapitalizm yalan,  demogoji ve zulüm üzerinde durur, bu onun varoluş biçimidir. Çünkü, bir avuç asalağın emekçilerin sömürüsü üzerine kurulu saltanatı anlamına gelen kapitalizm, sömürülen sınıfların varolan sömürü sisteminin doğalmış, normalmiş gibi, kadermiş gibi alternatifsiz ve değişmezmiş gibi algılanmasını sağlamak zorundadır. Tarih içerisinde gelmiş geçmiş tüm sömürücü sınıflar gibi burjuvazide bunu sağlayamadığı zaman düzenini daha fazla sürdüremeyeceğini bilir. Bu yüzden ezilenlerin bilincini çarpıtmak,  karartmak ve dumura uğratmak için binlerce yanılsama yaratır. Ancak bunu hiçbir zaman tam olarak başaramamıştır ve başarması da mümkün değildir.  Çünkü işçi sınıfı kendi içinden yanılsamaları aşarak sınıf bilincini kuşanan,  yükselten öncülerini, devrimcileri çıkarır. Bu, Kapitalizmin önlemeyi başaramayacağı en önemli çelişkisidir. Burjuvazi bunu önleyemediği oranda en azından denetlemek, kontrol edebilmek ister, bu anlamda toplumu izlemek ister. Kapitalist devlet böyle bir paranoya üzerinden ayakta tutar.