Kapitalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kapitalizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2017 Pazar

Bilginin iktidarı!

(Bilgi iktidar, iktidar bilgi sarmalı!)
H.GÜRER
20 Ağustos 2017

“Bilime giden düz bir yol yoktur ve ancak
onun dik patikalarında yorucu tırmanmaları göze alanlar
aydınlık doruklarına ulaşabilir…”
Karl Marks

“Tarihin itici gücü sınıf mücadelesidir” ancak çağımız ne ifade edildiği gibi “emek ve sermaye çatışması” temelinde ilerliyor, ne de proletarya ve burjuvazi bugün (21.yüzyılda) 19. ve 20.yüzyıllarda olduğu gibi keskin-açık-net ve dişe-diş bir çatışma halinde. Yani emeğin sermaye ile çatışması günlük nicel teknolojik gelişmeler ve büyük nitel teknolojik devrimlerle devam ediyor. Marksın “toplumun en temel hücresi” olarak Kapital’de yer verdiği meta, ‘Sanayi toplumu’nu karakterize ederken, bilişim-iletişim-teknoloji çağını ise ‘bilgi’ kavramı karakterize etmektedir. Zira ‘bilgi’ günümüz kapitalizmin en büyük ‘meta’sı durumuna getirilmiştir. Gelişen bilim ve teknolojinin, mevcut toplumların ekonomik ve kültürel yapısında önemli değişimlere neden olduğu gibi, gelecek kuşakların ekonomik ve kültürel oluşumunda da önemli bir rolü olmaya doğru hızla yol almaktadır.

30 Nisan 2017 Pazar

Anglo-Sakson ittifakı ve Arap Sünni-NATO’su!

Türkiye devrimci hareketine birkaç söz:
H.GÜRER
30 Nisan 2017


16 Nisan referandumundan sonra özel olarak devrimci basına göz gezdirip bir şeyler aradım. Öyle ya, her hareketin bir nedeni ve bir sonucu olduğu gibi, bir yorumu bir analizi, çıkarsanılacak dersleri de vardır! Referandum öncesi tavrını “Hayır” ve “Boykot” olarak açıklayan devrimci hareketin çeşitli kanatlarının, seçim sonrası süreci değerlendiren, belirledikleri tavırların referandum sonrası kazanım ve kayıplarının muhasebesini yapan bir yaklaşım görmedim. Hiç bir şey olmamış böyle bir süreç yaşanmamış gibi… Bu referandumun bölge ve dünya halkları açısından önemi, özel olarak da Ortadoğu da halkları nelerin beklediğini öngören hiçbir analiz, çözümleme ve bunlar ışığında bir perspektif sunma durumuyla karşılaşmadım. Öyle ki, Devrimci hareketin on-yıllardır olduğu gibi daha acil daha yakıcı gündemleri var; kendi içine kapanıp iç çatışmalarla kendisini zayıflatmak! Aşağıda göreceğiz ki, uluslararası güçler şu veya bu şekilde “ittifak” ve “birlik”lerini pekiştirirlerken devrimci güçler on-yıllardır olduğu gibi pratikleriyle “ayrışmayı” derin teorik ufkuyla “arınma”yı savunuyor…

23 Aralık 2016 Cuma

Gelişimin Diyalektiği

Ritmik gelişim ve toplumsal/kıtasal/evrensel dönüşüm...
H.GÜRER
23 Aralık 2016

“İnsan bilmediklerinin esiridir, öğrendikçe özgürleşir” der Sipinoza. Bilginin önemine, bilgisizliğin esaretine değinir. Bilgi, insan topluluklarının tarihsel gelişim evrelerinde önemli bir yere sahiptir. Topluluklarla başlayan bilgi serüveni, yine onlar tarafından kaydedilerek, kullanılarak, değerlendirilerek, geliştirilerek, kuşaktan kuşağa aktarılıp arşivlenerek sonsuzluğa doğru yol alır.

Latince “Sapere aude” yani “Bilmeye cesaret et!” ifadesi, esasen bilgiyi edinme serüveninin ‘kolay’ ve ‘basit’ bir eylem olmadığını vurgulamaktır. Keza dönemin en önemli Romalı şairlerinden Horatius’un kullandığı haliyle “Kendi aklınla düşünmeye cesaret et!”dir… Kant, bu deyiş ile, 18.yy Avrupa’sında başlayan “Aydınlanma çağı”nın felsefesini özetleyecektir.

6 Ağustos 2009 Perşembe

Dünya İnsanlığı Uyarıyor: Kapitalizm+Savaş/Sömürü+Açlık+Kuraklık=Ölüm(dür)!

H.GÜRER
6 Ağustos 2009

’’Öyle alçak bir kapıdır ki açlık, geçilmesi zaruri oldu mu,
insan artık ne kadar büyükse,
o kadar çok eğilir.’’[1]
(Victor Hugo)

“Açlık; Gözlerde fersiz bir ışık karanlığı, / Sarı benizlerde dolaşan izler / Mecalsiz kalan dizler gibi / Dolaştı tüm dünyayı... Açlık; Yalnızlığın ve kimsesizliğin / Zulme mahkûm yollarında / Acı bir feryadın tükenen sesiydi… Açlık; Kâh karşımıza kara Afrika olup çıktı,/ Kâh Afganistan’da savaş mağduru / Hindistan’da hint fakiri,/ Çöller durduramadı bu hızlı yürüyüşü / Kıtalar atladı,/ Umuda yolculuktu bu;/ Pastadan değil,kuru bir ekmekten / Payını istiyor,/ Ve insanlığın üzerine yürüyor. (…)