Bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2017 Pazar

Bilginin iktidarı!

(Bilgi iktidar, iktidar bilgi sarmalı!)
H.GÜRER
20 Ağustos 2017

“Bilime giden düz bir yol yoktur ve ancak
onun dik patikalarında yorucu tırmanmaları göze alanlar
aydınlık doruklarına ulaşabilir…”
Karl Marks

“Tarihin itici gücü sınıf mücadelesidir” ancak çağımız ne ifade edildiği gibi “emek ve sermaye çatışması” temelinde ilerliyor, ne de proletarya ve burjuvazi bugün (21.yüzyılda) 19. ve 20.yüzyıllarda olduğu gibi keskin-açık-net ve dişe-diş bir çatışma halinde. Yani emeğin sermaye ile çatışması günlük nicel teknolojik gelişmeler ve büyük nitel teknolojik devrimlerle devam ediyor. Marksın “toplumun en temel hücresi” olarak Kapital’de yer verdiği meta, ‘Sanayi toplumu’nu karakterize ederken, bilişim-iletişim-teknoloji çağını ise ‘bilgi’ kavramı karakterize etmektedir. Zira ‘bilgi’ günümüz kapitalizmin en büyük ‘meta’sı durumuna getirilmiştir. Gelişen bilim ve teknolojinin, mevcut toplumların ekonomik ve kültürel yapısında önemli değişimlere neden olduğu gibi, gelecek kuşakların ekonomik ve kültürel oluşumunda da önemli bir rolü olmaya doğru hızla yol almaktadır.

25 Eylül 2016 Pazar

Bilinenden Bilinmeyene…

Bilim ve İnsan…
H.GÜRER
25 Eylül 2016

Galaksi, yıldızlar ve evren… Tüm bunlar içerisinde sadece yaşamın olduğunu sandığımız “küçük” dünyamız! İnsanın görüp 'anlayabildiği' kadar yıldızlar ve evren içerisinde kendimizden ibaret saydığımız “basit” Galaktik evimizdeki yaşam! Oysa ne kadar basit, acı ve “küçük” bir düş gücü... Halbuki, çok değil, birazcık merak duyan herkes bir kaç dakikasını dahi ayırdığında, sadece bizim küçücük toz fırtınalarıyla kavrulan galaksimiz Samanyolu’nda, iki yüz milyar yıldız bulunduğunu zorlanmadan öğrenecek ve bunu göz önüne alarak, bir galakside iki trilyona yakın gezegenin varlığını da pek âlâ bilecektir… Bunun önemi, şüphesiz entellektüel bir bilgi edinimi olarak değil, yaşamı, dünyayı, evreni bu bilinçle düşünmek ve yorumlamak için önemlidir.


2 Haziran 2010 Çarşamba

Ortaçağ Karanlığına Çarpıp Aydınlık Saçan Kuyruklu Yıldızlar!..

H.GÜRER
Haziran, 2010

Bilimsel devrimler de, sosyal devrimler gibi, uzunca bir süreci kapsayan, kimi zaman sancılı geçen ve kimin zaman da ağır bedelleri zorunlu ve kaçınılmaz kılan devrimlerden biridir. Hele bahsi geçen devrimler, insanlık tarihinin karanlık sayfaları olarak bilinen Ortaçağ karanlığı döneminde ise, çok daha güç, ağır ve sancılı bedeller verilerek ilerletilmiştir. Çünkü ortaçağ dönemi, insanlık açısından her yönüyle dünyanın üstüne çöken gri, sisli bir kabustur. Ve tarih sayfalarında öyle de kalacaktır!.. 

5 Ocak 2008 Cumartesi

Gezegenler Arası Yolculuklar!

          H.GÜRER
5 Ocak 2008

                                                                                       
Turizmin uzaya yapacağı ilk akın belki de Virgin Galactic şirketinin başlatacağı ticari uzay uçuşları olacak! Şiirket 2008 yılından başlayarak uzayın sınırına düzenli yolculuklar başlatmayı hedefliyor. 2010’dan önce yolcular bir roket yardımıyla yerden yaklaşık 100 km yükseğe taşınacak ve bir süre yerçekimsiz ortamı yaşamaları sağlanacak. 2025 yılında dünyanın alçak yörüngesinde belki beş-10 günlük tatiller mümkün olacak. Burada kurulacak bir otel, Uluslararası Uzay istasyonu’na benzeyecek. Belki de şişme bir yapı bu iş için daha uygun olabilir. Yine de NASA uzmanları önümüzde ki 20 yıl içinde yörüngede bir Hilton beklenemeyeceğini söylüyor.

2 Ocak 2005 Pazar

Echelon, Promis, Mernis - Ölüm mangaları ve arka kapı!

H.GÜRER
Ocak 2005

Kapitalizm yalan,  demogoji ve zulüm üzerinde durur, bu onun varoluş biçimidir. Çünkü, bir avuç asalağın emekçilerin sömürüsü üzerine kurulu saltanatı anlamına gelen kapitalizm, sömürülen sınıfların varolan sömürü sisteminin doğalmış, normalmiş gibi, kadermiş gibi alternatifsiz ve değişmezmiş gibi algılanmasını sağlamak zorundadır. Tarih içerisinde gelmiş geçmiş tüm sömürücü sınıflar gibi burjuvazide bunu sağlayamadığı zaman düzenini daha fazla sürdüremeyeceğini bilir. Bu yüzden ezilenlerin bilincini çarpıtmak,  karartmak ve dumura uğratmak için binlerce yanılsama yaratır. Ancak bunu hiçbir zaman tam olarak başaramamıştır ve başarması da mümkün değildir.  Çünkü işçi sınıfı kendi içinden yanılsamaları aşarak sınıf bilincini kuşanan,  yükselten öncülerini, devrimcileri çıkarır. Bu, Kapitalizmin önlemeyi başaramayacağı en önemli çelişkisidir. Burjuvazi bunu önleyemediği oranda en azından denetlemek, kontrol edebilmek ister, bu anlamda toplumu izlemek ister. Kapitalist devlet böyle bir paranoya üzerinden ayakta tutar.