art etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
art etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2017 Salı

Fransa’nın Mulhouse şehrinde İZ Belgeseli gösterime giriyor…

FRANSA | 5.12.2017 | Fransa’nın Mulhouse şehrinde ATİK tarafından organize edilen İZ belgesel filmi, Mulhouse Bağımsız Film Sineması olan Cinéma Bel Air de 10 Aralık 2017 tarihinde saat 13:45’de Fransızca alt yazılı olarak gösterime girecek.

Mulhouse'un en ileri ve en iyi bağımsız sinema programlarının yer aldığı Cinéma Bel Air Yapımcılığını ve Yönetmenliğini Hakan GÜRER’in üstlendiği uzun metrajlı İZ Belgesel filmine 10 Aralık 2017 tarihinde tek seanslı özel gösterimle ev sahipliği yapacak.

29 Kasım 2017 Çarşamba

Köln`de İZ Belgeseli Özel Gösterimi Yapılacak…

ALMANYA | 29.11.2017 | Avrupa’da birçok ülkede ve şehirde vizyona giren İZ Belgesel Filmi, Almanya`nın Köln şehrinde de gösterime sunulacak.

Yapımcılığını ve Yönetmenliğini Hakan Gürer`in yaptığı İZ belgesel filmi ATİK aktivistleri tarafından örgütleniyor. Köln şehrinde 3 Aralık Pazar günü Özel Gösterimle izleyiciye sunulacak.

Diyarbakır zindanlarında devrimci ve yurtseverlere yapılan insanlık dışı uygulamaları konu alan belgesel, hapishanede gerçekleşen işkence ve cinayetler, bunları yaşayan ve tanıklık eden kişiler tarafından anlatılıyor. ATİK ve ona bağlı kurumların Avrupa gösterimlerini üstlendiği belgesel geniş izleyici kitlesiyle buluşmaya devam ediyor.

17 Ekim 2017 Salı

İZ Belgesel filmi İsviçre’nin 4 şehrinde vizyona giriyor…


İsviçre Afişi
Hakan GÜRER’in Yapımcı ve Yönetmenliğini yaptığı İZ belgesel filmi Avrupa’nın çeşitli ülke ve şehirlerinde gösterimleri sürerken; İsviçre’nin Zürich, Bern, Basel ve Biel/Bienne şehirlerinde de vizyona girmeye hazırlanıyor. Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) ve ona bağlı kurumların Avrupa gösterimlerini üstlendiği belgesel geniş izleyici kitlesiyle buluşmaya başladı. İsviçre de ilk gösterim ise 22 Ekim 2017 tarihinde Zürich'de üç seans şeklinde ve Apéro yapılarak gerçekleşecek.

12 eylül 1980 yılında Türkiye de gerçekleşen askeri darbenin ardından darbenin mimarı generaller, 1980-1988 yılları boyunca Türkiye’nin yönetimini ellerinde tuttu. Bu yıllarda Türkiye genelinde ki tüm cezaevlerinde yoğun işkence ve cinayetler yaşandı. Ancak içlerinde üç cezaevi ön plana çıktı. Bunlar, İstanbul’da bulunan Metris, Ankara’da Mamak ve Diyarbakır da ise “Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi”ydi!..

14 Ekim 2017 Cumartesi

İZ Belgesel Filmi Avrupa da 5 ülkede 15 farklı şehirde vizyona giriyor...



“Dünyanın en kötü şöhretli 10 hapishanesinden birini” konu alan İZ belgesel filmi, bu hapishanedeki tanıklardan 88 kişiyle 3 yıl boyunca yapılan kayıtlardan damıtılarak ve kurgusal çekim sahnelerinin oluşturulmasıyla hazırlanan belgesel filmin Yapımcılığını ve Yönetmenliğini Hakan GÜRER üstleniyor. Diyarbekir 5 No’lu hapishanesini, uygulamalarını ve cinayetleri konu alan 97 dakikalık uzun metrajlı İZ Belgesel Filmi, Ekim-Kasım 2017 tarihlerinde Almanya, İsviçre, Hollanda, Avusturya ve Fransa ülkelerinde 15 farklı şehirde Almanca ve Fransızca alt yazılı olarak vizyona giriyor.

İZ belgesel filmi, Avrupa gösterimlerini üstlenen Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu ATİK’in organizasyonuyla izleyiciyle buluşacak.

Filmin gösterimi Almanya’da Rüsselsheim, Mannheim, Hamburg, Duisburg, Augsburg gibi şehirlerinde vizyona girerken, Hollanda’nın Amsterdam, Rotterdam, Den Haag, Arnhem şehirlerinde işleyiciyle buluşacak. Aynı tarihlerde eş zamanlı olarak İsviçre’nin Zürich, Basel, Bern, Biel/Bienne şehirlerinde vizyona girerken, Avusturya’nın Viyana şehrinde de gösterime girecek. 3 Kasım 2017 tarihinde ise Fransa’nın Strasburg şehrinde Dünyanın en eski ve tarihi 5 sinema salonundan biri olan ODYSSEE sinemasında izleyiciyle buluşacak. Kimi ülke ve şehirlerde gösterimin ardından konuya ve gündeme ilişkin düzenlenen panellerle etkinlik sonlandırılacaktır.

13 Ekim 2017 Cuma

İZ Belgesel Filmi Almanya’nın RÜSSELSHEİM şehrinde vizyona giriyor…

İZ Belgesel Filmi Almanya’nın RÜSSELSHEİM şehrinde “Bahnhof str. 44, 65428” adresinde vizyona giriyor…

1980-1984 yılları arasında “Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi”nde devletin açıklamasına göre 34, tutsakların iddialarına göre ise 100’e yakın insan öldürülmüştür! Yapımcı ve Yönetmenliğini Hakan GÜRER’in üstlendiği İZ belgesel filmin yapımı sürecindeki araştırmalarda ise 49 kişinin ölümüne ulaşılmıştır!

Yapılan insanlık dışı uygulamalarla Diyarbakır 5 No’lu cezaevi, 29 Nisan 2008 tarihinde The Times dergisi tarafından yapılan araştırma sonucu, “dünyanın en kötü 10 ceza evi” arasında yer almıştır. İZ belgesel filmi dünyanın en kötü 10 hapishanesinden birinin kapılarını aralıyor.


30 Eylül 2017 Cumartesi

İZ Belgesel Filmi Strasbourg ODYSSEE sinemasında…

İZ Belgesel Filmi ODYSSEE sinemasında vizyona giriyor…



Dünyanın en kötü şöhretli 10 hapishanesinden biri olan Diyarbakır 5 Nolu hapishanesini ve uygulamalarını konu alan, Yapımcı ve Yönetmenliğini Hakan Gürer’in üstlendiği İZ – "La Trace" belgesel filmi Fransa’nın Strasburg kentinde, dünyanın en eski 5 sinema salonundan biri olan Odyssee sinemasında vizyona giriyor…

Avrupa'nın Kültür kenti olan Strasbourg’da Osyssee sinema salonunda İZ belgesel filmi 3 Kasım Cuma 2017 tarihinde saat 20:15 de Fransızca alt yazılı olarak gösterime girecek. Dünyanın en eski 5 sinema salonundan biri olan ve 3 Ocak 1914 tarihinde hizmete açılan Strasbourg Odyssee Sineması, 2014 yılında 100. Yaşını kutlamıştı. Bugün 103 yaşında olan Strasbourg Odyssee Sinema salonu Avrupa ve Dünya sineması filmlerinin gösterildiği uluslararası bir sinema salonu.

9 Haziran 2017 Cuma

Anlatımların tahayyül sınırlarını aşan, tahammülü mümkün olmayanın tarifi ile: İZ belgeseli




Geçtiğimiz aylarda 12 Eylül darbesini gerçekleştirenler “zaman aşımı” ile aklandı. Tabii bu durum “yetmez ama evet”çilerin hoşuna gitmemiş olabilir. Çünkü görmek istemedikleri fakat ülkenin bir gerçekliği olan faşizmin devletin ta kendisi olduğunu… Onun içindir ki Koçgiri, Dersim, Zilan, Roboski, Suruç ve Ankara katliamının asıl faillerinin devlet olduğu gerçeğini savunanlar ve teşhir edenler 12 Eylül’de Amed Zindanlarında yaşatılanları da asla ve asla unutmayacak, “darbecilerle” zaman aşımına bırakmayacak!

28 Nisan 2017 Cuma

İZ belgesel filmi Türkiye Mayıs ayı gösterim programı

İZ belgesel filmi 4 Şehir de 13 farklı mekanda gösterimleri yapılacak...

İZ belgesel filmin Türkiye de Mayıs ayında İstanbul - Ankara - İzmir - Diyarbakır şehirlerinde yapılacak gösterim programı güncellendi. Mayıs ayında 4 Şehirde 13 farklı mekanda gösterimleri yapılacak. Bu yüzden aşağıda bilgileri yeniden paylaşıyorum.

Uluslararası İşçi Filmleri Festivali bünyesinde, Sine-Sen (DİSK), Dev Sağlık-İş (DİSK), Tez Koop-İş (TÜRK-İŞ), Tek Gıda-İş(TÜRK-İŞ), Ses (KESK), Türk Tabipleri Birliği, Halkevleri, ÇEVBİR, CAPULTV ve Sendika.Org gibi onlarca kurum ve beldenin desteklediği festival tarafından yıl boyunca diğer bir çok şehirde eş zamanlı olarak gösterimleri yapılacak.

Ayrıca, Avrupa’da da gösterim programları organize ediliyor. Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) filmi sahiplendi. Sonbahar da Avrupa’nın çeşitli ülke ve şehirlerinde gösterimlerini organize edecek. Avrupa gösterimleri için kimi dostların kişisel, kimi demokratik kurumlarınsa hazırlıkları sürüyor. Şimdiden emeği geçen herkese teşekkürler...

24 Mart 2017 Cuma

Tarihin arka odasına hafızlarda açılan bir pencere; İZ!

İZ belgesel filmi, Avrupa ve Türkiye'de çeşitli film festivallerinde gösterimde olan ve yine yakında Türkiye ve Avrupa da izleyici ile buluşacak, tarihi arkeologların fırçalarıyla kazıdığı bir belgesel film...


12 Eylül 1980 yılında Türkiye’de askeri bir darbe oldu. Bu darbenin mimarı generaller, 1980-1988 yılları boyunca Türkiye’nin yönetimini ellerinde tuttu. Bu yıllarda Türkiye genelindeki tüm cezaevlerinde yoğun işkence ve cinayetler yaşandı. Ancak içlerinde üç cezaevi ön plana çıktı; Metris, Mamak ve Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi!



Bu cezaevleri içerisinde ise, uygulamalarından en çok skandallar yaratan “Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi” oldu! Dünyada eşi-benzeri görülmemiş işkence yöntemleri uygulandı. Onlarca insan işkencede ve açlık grevlerinde yaşamlarını yitirdi. Diyarbakır 5 No'lu cezaevi, 29 Nisan 2008 tarihinde The Times dergisi tarafından yapılan araştırma sonucu, “dünyanın en kötü 10 ceza evi” arasında yer aldı.

25 Ocak 2017 Çarşamba

Fazıl Say’a…

Yanlış sorular, doğru cevapları bulmanıza yardımcı olmaz!

H.GÜRER
25 Ocak 2017

Sayın Fazıl Say, Instagram hesabından bugün (25 ocak 2017) aşağıdaki yazısını yanda ki dergi kapağı ile paylaştı. Bizde kendisine yanıt vermeye çalıştık. Önce sayın Say’ın yazısını ardından yanıtımızı yayınlıyoruz. 

“Bu kişisel bir konu gibi gözükmesine rağmen, aslında hepimizin konusudur...  Amacım rahatsızlık vermek değil, dikkatli okunmasını özellikle MEB ve Kültür Bakanlığı çevrelerinin okumasını, ve bir sonuca varmasını isterim, İki konumuz var; ilki Ankara'daki bir müzik festivalinin siyasi davranışları, ikincisi milli eğitimin yeni müzik müfredatı. Lucas ve Arthur Jussen, Hollandalı piyano ikilisi, iki genç sanatçı, sosyal medyadan bir çok kere ben de paylaştım kendileri için yazdığım "gece" ( night) isimli eseri dünyadaki her konserlerinde çalıyorlar. Deutsche Grammaphon firması için de kayıt ettiler. Ocak ayı sonunda Ankara'da konser verecekler, yeni bir festival varmış, hükümetten destek alan bir organizasyon olduğu söylendi; Şimdi, bu Ankara'daki festivalin, Hollandalı piyano ikilisinin programından benim eserimi niye çıkarttırttığını , neden genç ikiliye "bu eseri çalmayın" dediklerini öğrenmek istiyoruz. Bu sonuçta -sözü filan bile olmayan- virtüöz bir enstrumental eserdir. Konuyu büyütmek istemiyorum. Bir açıklama yeterli olacaktır. Hollanda elçiliği de konuyu bilse iyi olur. Kültür bakanı da. Bunları sormak bestecinin hakkıdır. Sonuçta; bu şekilde Programdan çıkarma, sansüre girer, belli bir prosedürü vardır. 

Fazıl Say’a…

Yanlış sorular, doğru cevapları bulmanıza yardımcı olmaz!
H.GÜRER
25 Ocak 2017

Sayın Fazıl Say, Instagram hesabından bugün (25 ocak 2017) aşağıdaki yazısını yanda ki dergi kapağı ile paylaştı. Bizde kendisine yanıt vermeye çalıştık. Önce sayın Say’ın yazısını ardından yanıtımızı yayınlıyoruz.

“Bu kişisel bir konu gibi gözükmesine rağmen, aslında hepimizin konusudur...  Amacım rahatsızlık vermek değil, dikkatli okunmasını özellikle MEB ve Kültür Bakanlığı çevrelerinin okumasını, ve bir sonuca varmasını isterim, İki konumuz var; ilki Ankara'daki bir müzik festivalinin siyasi davranışları, ikincisi milli eğitimin yeni müzik müfredatı. Lucas ve Arthur Jussen, Hollandalı piyano ikilisi, iki genç sanatçı, sosyal medyadan bir çok kere ben de paylaştım kendileri için yazdığım "gece" ( night) isimli eseri dünyadaki her konserlerinde çalıyorlar. Deutsche Grammaphon firması için de kayıt ettiler. Ocak ayı  
    sonunda Ankara'da konser verecekler, yeni bir festival varmış, hükümetten destek alan bir organizasyon 
    olduğu söylendi; Şimdi, bu Ankara'daki festivalin, Hollandalı piyano ikilisinin programından benim eserimi
    niye çıkarttırttığını , neden genç ikiliye "bu eseri çalmayın" dediklerini öğrenmek istiyoruz.

19 Ocak 2017 Perşembe

Orhan Pamuk’a, Instagram hesabına yanıt!


H.GÜRER
19 Ocak 2017

17-18-19 Ocak 2017 tarihilerinde Orhan Pamuk Instagram hesabında yapılan bir paylaşıma, kelimesi kelimesine aynı olmasa da buna yakın ifade ile şöyle yazmıştım; “Hocam, kendinizin dışında bir şeyler de paylaşsanız iyi olur. Dünya sadece siz ve kitaplarınızın etrafında dönmüyor. Paylaşımlarınızın hepsi size ait. Dünya’da ve Türkiye’de bir sürü şey yaşanırken sizin dünyaca tanınmış Nobel ödüllü bir edebiyatçı bir aydın olarak paylaşımlarınızın yalnızca kendinize ait olması ne garip.” yaptığım bu yoruma birkaç kişiden hesaba yanıt geldi.

13 Nisan 2009 Pazartesi

Picasso ve Faşizmin Resmi; GUERNİCA!

H.GÜRER
Nisan, 2009

‘‘Güzellik yoluyla, duyumsayan insan biçim ve düşünceye götürülür;
güzellik yoluyla, düşünen insan geriye özdeğe götürülür
ve yeniden duyu dünyasına kazanılır...
Güzellik iki karşıt durumu,
duygu ve düşünce durumlarını bağlar.’’[1]

Doğumunun 128.yılı (25 Ekim 1881), Ölümünün ise 36.yılı (8 Nisan 1973), Guernica’yı çiziminin ise 72.yılı (1937) vesilesiyle, bir bütün olarak Picasso’yu, sanatını ve onun toplumsal olaylara karşı duyarlılığını ifade etmek gerekiyor.