H.GÜRER
12 Temmuz 2017
“Teknoloji insanın doğayla uğraşma biçimini,
hayatını sürdürebilmesi için gerekli olan üretim sürecini gösterir; ve böylece sosyal ilişkilerinin oluşum biçimini ve bunlardan kaynaklanan
düşünsel kavramları açığa vurur.”
Capital I: 372
Yer kürenin tüm kıtalarında, dev medya tekelleri
aracılığıyla, insanlığa yönelik ideolojik saldırılarla bilinçler üzerinde daha
güçlü bir hegemonya kurulmak isteniyor. Uluslararası sermaye kendisini yeniden
örgütleyip üretirken, ideolojik hegemonyasını sağlama aracı olarak kullandığı
medya bu reorganizasyon da önemli rol oynuyor.
Topluma egemen güçler, medya ile kitleleri manipüle edip onların
rızasını yeniden-yeniden üreterek, manipüle ettiği ‘bilginin’ kontrolünü
sağlayarak, kitlelerin iradesi üzerinde baskın bir hegemonya oluşturuyor. Medya
(iletişim-bilişim teknolojisi vb.) egemen sınıfların, kitlelere rağmen
iktidarını sürdürmede, dünya görüşümüzü ve toplumsal aklı şekillendirmede,
düşünce ve davranış biçimimizin temel kaynağı haline gelip onlara yön vermede,
düşüncelerini yaymada, küre-i arzı yönetmede kullanılan önemli bir ideolojik
araçtır.




