Analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Analiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2018 Çarşamba

Kripto paranın Ekonomi Politiği-I

Kripto paranın Ekonomi Politiği-I
H.GÜRER
11 Nisan 2018

Bu makale, günümüz klasik para olgusunun ve mevcut sistemin tarihsel oluşumunu, gelişmesini, döngüsünü ve mantığını özetlemeye çalışmakla kalmayacak, geleceği şekillendirecek, sistemleri ve yaşamı değiştirecek kripto paraların dünyayı nasıl değiştireceğine de dikkat çekmeye çalışacak. Şüphesiz ki, eksik tonlarca yan kalacaktır. Kapitalist iktisat ekonomisi üzerine yüzyıllardır binlerce kitap yazılırken bizim bunu eksiksiz olarak bir makalede sunmamız zaten gerçekliğe aykırı olurdu. Burada amaç küçük verilerle bir yaklaşım ortaya koyarak perspektif çizmek, bilinç ışımasına küçük bir katkıda bulunmak. Geleceği şekillendirecek ve gerek klasik kapitalizmin gerekse onun iktisat yasalarını alt üst edecek çok önemli bir gerçeğe; kripto paralara dikkat çekmek!

19 Ocak 2018 Cuma

İran’da geleceğini arayan halk hareketleri… (IV)

(DOSYA: İran ve Ortadoğu!)
H.GÜRER
19 Ocak 2018

Geçmişten bu yana Türkiyeli ‘sol’ güçler, dünyanın dört bir yanında gelişen halk isyanlarına karşı üstün “analizlerinde” bulunurken, her zaman “arkasındaki emperyalist odaklar” şüphe ve endişesiyle, gelişen halk hareketlerine ve başkaldırılara egemen güçlerin “oyunu-tezgahı-planı ve kontrolleri altında sürdüğü vb.” perspektifinden yaklaşır oldu. Bu yaklaşımı tümden reddetmemekle birlikte, önemsenip hesaba katılması gereken bir nokta olduğunu belirtelim. Ancak, işin bu yanı hesaba katılırken, gerçekçi bir analiz, gerçekçi bir değerlendirme ve çözümleme için toplumsal ayaklanmaların iç ve dış çelişkilerini, onları harekete geçiren dinamikleri de çok yönlü irdelemek doğru ve bilimsel olan yöntem olacaktır. Hele de, uzun yıllardır İslamcı-baskıcı-gerici ve sömürücü molla rejimi ile yönetilen İran’da kitleler sokağa dökülüyorsa, bu sistemle toplumun derin çelişkilerini, isyan yelkenini “dış güçlerin rüzgarı”yla doldurmaya hiç de gerek kalmayacak kadar haklı gerekçeleri olduğunu bilmek gerekir. 

10 Eylül 2016 Cumartesi

‘Yahuda'nın İncili’ ve Cemaat’in ‘öpücüğü’!..


H.GÜRER
11 Eylül 2016

Kütüphanemde ‘Dört Büyük Kutsal Kitap' da mevcut. Öyle, kütüphanemde bulunsun, laf olsun beri gelsin diye değil. Zaman zaman Kur’ân-ı Kerim’in Türkçe Meâline ve Bilinen dört İncil’i (Matta, Luka, Markos, Yuhanna) içeren yeni Kitab-ı Mukaddes[1]’e göz atarım. İçindeki hikâyeleri eskiden beri ‘büyülenerek’ okurum. ‘Matta’ ve ‘Yuhanna’ bölümlerinden bilirim, Hristiyan âleminin en kötü, en lanetli hikâyeleri, İsa’nın 12 havarisinden biri olan Judas (Yahuda) üzerine olduğunu. Yine burdan bilirim, Yahuda’nın ölümü ile anlatılan iki çelişkili[2] suretin bulunduğunu!

‘Kutsal Kitap’ içerisinde yer alan hikâyelerdeki rivayetlere göre Yahuda, 30 gümüş için İsa’ya ihanet eder. Meşhur ‘Son akşam yemeği’[3]nde, İsa havarileriyle yemek yerken şöyle der; “Size doğrusunu söyleyeyim” dedi “Sizden biri, benimle yemek yiyen biri bana ihanet edecek.”[4] Sonra ‘Gestemani Bahçesi’[5] denilen yere giderler. Burada İsa uyuyup dinlenen havarilerine “Yeter! Saat geldi. İşte insanoğlu günahkârların eline veriliyor. Kalkın, gidelim. İşte bana ihanet eden geldi!”[6] der.

17 Temmuz 2016 Pazar

Bir “askeri darbe” provasına dair an-be-an yapılan öngörüler ve çözümlemeler!



H.GÜRER
15-16 Temmuz 2016



15 Tammuz Cuma 2016 günü, saat 22:00 sularında başlayan “darbe girişimi”ne ilişkin izlenimlerimizi an-be an WhatsApp vb. sanal paylaşım ağlarında ki gruplardan an be an paylaştık. Paylaştığımız öngörülerin hepsinin doğru çıkmış olduğunu aşağıda ki yaklaşımlardan okuyucu arkadaşlarda görecektir. Aşağıdaki aktarılanlar WhatsApp yazışmalarının direk aktarılmış halidir ve yalnızca telefondan yazıldığı için oluşan kimi yazım hataları ile aralara arkadaşların yazdığı yorumların girmesinden kaynaklı kopukluk oluşan değerlendirmelerimizi bir araya getirerek kısmen düzenlenmiştir. İçerik ve muhtevaya dair ufak bir değişiklik söz konusu değildir, ilk yazıldığı ham haliyledir.

İlk msj, Türkiye’de ki kimi dostlarımızla görüştüğümüz gruplara ve kimi arkadaşlara tekil olarak atılmıştır. Şu şekildedir:

(Saat 21:37. 15 Temmuz Cuma/2016)
Slm, bu toplu bir mesajdır. Arkadaşlar, Türkiyede ki son dakika haberlerinde TV'lerde askerin ‘darbe’ yaptığına dair bilgiler geçiliyor. Nedir oralarda durum? Sizin gözlemleriniz nedir bu duruma ilişkin? Bölgelerinizdeki gelişme ve gözlemleri aktarırsanız sevinirim. Bu saatte köprüler kapatılmış asker tarafından! Sokaklarda askerler tanklarla dolaşıyor. Bu görüntüleri izlerken "yoksa askeri darbelerin yolu ve yöntemi mi değişti?" diye soruyor insan kendisine. Ülkemizde her 10 yılda bir gerçekleşen askeri darbelerden, gerekse insanlığa dönük bir çok kıtada yürütülen bu tür askeri darbelerin tarihlerini okuyup incelediğimizden kaynaklı az çok aşinayız darbelere. Askeri darbeler hep sabaha karşı ülke/insanlar uyurken gelir! Önce sivil bürokrasinin tepesinden başlanır, hepsi tutuklanır, aynı anda iletişim-bilişim aygıtları (TV, Radyo, İnternet vs.) ele geçirilerek meclis vs.ye el konur... Fakat bu olay oldukça garip, hiç askeri bir darbeye benzemiyor. Zira,  TSK içinde askeri darbeyi yapacak güçte bir akım kaldı mı? Balyoz-Ergenekon vs. ile Kemalist damar ezildi, tasfiye edildi. Geriye cemaat uzantıları kalıyor. Onların ordu içindeki güçleri de  tek başlarına darbe yapacak kadar var mı?!  Ya da bu operasyonla kendi iktidar ettiklerini  alaşağı etmekten çok, güçlendirecek bir hamle mi yapılıyor? Bana göre son 'ihtimal' daha kuvvetli bir olasılık. Bunu gelecek kısa zaman içinde göreceğiz. Fakat her ne olursa olsun Türkiye halklarını iyi şeyler beklemiyor. Bugünden sonra Türkiye halkları açısından iyi şeyler olmayacağı çok açık. Görüşmek üzere... Sevgiler…

21 Aralık 2014 Pazar

Mutantlar ve İnsanlar! (II)

H.GÜRER

21 Aralık 2014

         Dünyayı temellerinden sarsan Sovyet Devrimi'nin lideri Lenin, çıkaracakları gazetenin yazı kurulu toplantısında, yoldaşlarının "Ne yazacağız?" sorusuna şöyle yanıt verir: “Sadece gerçekleri yazacağız, çünkü gerçekler devrimcidir.”!.. Alman sosyalis Lassale ise “Devrimcilik, gerçeği söylemektir!” ifadesinde bulunur. Gramsci ise, “Gerçeğin kendisi devrimcidir!” der. Dilbilimci Noam Chomsky ise “Gerçek sonuçta güçlü bir silahtır” şeklinde yorumlar. Sevgili Mehmet Demirdağ ise, “Gerçekler devrimcidir, bizim için kötü olan gerçekler değil, gerçekleri keşfedememektir.” Diyerek gerçeğin önemine vurgu yapar. Gerçek devrimcidir! O halde ondan korkmamalıyız! Ve düşüncelerimizde gerçeği temsil edemezsek, gerçek kendisini dayatacaktır. Çünkü gerçek olmayan, ona ters düşen, aldatıcı ve yalan olanlar, halklara zarar verir! O halde bedeli ne olursa olsun, gerçekleri savunmaya ve yazmaya devam edelim!..

1 Aralık 2014 Pazartesi

Mutantlar ve İnsanlar! (I)

H.GÜRER
1 Aralık 2014
           
Başlarken şunu belirteyim; bu yazı, uzunca bir yazı dizisi olacak! “Sıkılacak” olan ve “toplumun kalabalıklarını oluşturan” ve “onlar gibi düşünenleri” şimdiden uyarayım, OKUMAYIN!
Kısa ve özlü ifadelerle anlatmak isterdim anlatacaklarımı. Fakat yedisinde ve yetmişinde, emperyalistler ve onların mutantlarınca katledilen insanların yaşamlarını, kısaltacak ve özetleyecek kadar “basit” sözcükler bulamadım!
Yanıbaşımızda ki halkların kafaları kesilirken, çocuklar öldürülürken, siz bunun “nedenlerini” ve tarihsel köklerini öğrenmek, bu duruma “dur” demek ve karşı koymak için dahi zaman ayır(a)mayacaksanız, OKUMAYIN!
“Toplumun kalabalıkları ve onlar gibi düşünenleri” olmaya devam edin!

1 Mart 2012 Perşembe

"Küçük" ama etkili bir emperyalist gücün portresi; İsviçre!

 “Küçük” ama etkili bir emperyalist gücün portresi: İsviçre!

H.GÜRER

Ülkelerin ekonomik büyüklüğünün ve o ülkelerdeki ‘insanlarının zenginliklerinin’ en doğru, en dürüst ve en gerçekçi cevabını o ülkenin kişi başına düşen yıllık “Gayri Safi Yurtiçi Hasıla” (GSYH) verir. Aşağıdaki yazımızda verilerini Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu gibi kaynaklar baz alınarak hazırlanan istatistiki verilere dayanmaktadır.

İsviçre 8 milyon nüfusuyla “Dünyanın en küçük ama en zengin 10 ülkesi” arasında yer alan ve gelir dağılımında dünya genelinde kişi başına düşen 81.000 dolar GSYH[1] (burada verilen gelir dağılımı kesinlikle herkese aynı oranda düşmüyor!) ile dünya zenginliğinin yedinci sırasında duran bir ülke. Hem de bunu, topraklarında petrol, enerji, maden, tarımsal ve kimyasal mamulleri olmadan başaran bir ülke!

2 Haziran 2010 Çarşamba

Ortaçağ Karanlığına Çarpıp Aydınlık Saçan Kuyruklu Yıldızlar!..

H.GÜRER
Haziran, 2010

Bilimsel devrimler de, sosyal devrimler gibi, uzunca bir süreci kapsayan, kimi zaman sancılı geçen ve kimin zaman da ağır bedelleri zorunlu ve kaçınılmaz kılan devrimlerden biridir. Hele bahsi geçen devrimler, insanlık tarihinin karanlık sayfaları olarak bilinen Ortaçağ karanlığı döneminde ise, çok daha güç, ağır ve sancılı bedeller verilerek ilerletilmiştir. Çünkü ortaçağ dönemi, insanlık açısından her yönüyle dünyanın üstüne çöken gri, sisli bir kabustur. Ve tarih sayfalarında öyle de kalacaktır!..