5 Ocak 2008 Cumartesi

Gezegenler Arası Yolculuklar!

          H.GÜRER
5 Ocak 2008

                                                                                       
Turizmin uzaya yapacağı ilk akın belki de Virgin Galactic şirketinin başlatacağı ticari uzay uçuşları olacak! Şiirket 2008 yılından başlayarak uzayın sınırına düzenli yolculuklar başlatmayı hedefliyor. 2010’dan önce yolcular bir roket yardımıyla yerden yaklaşık 100 km yükseğe taşınacak ve bir süre yerçekimsiz ortamı yaşamaları sağlanacak. 2025 yılında dünyanın alçak yörüngesinde belki beş-10 günlük tatiller mümkün olacak. Burada kurulacak bir otel, Uluslararası Uzay istasyonu’na benzeyecek. Belki de şişme bir yapı bu iş için daha uygun olabilir. Yine de NASA uzmanları önümüzde ki 20 yıl içinde yörüngede bir Hilton beklenemeyeceğini söylüyor.

2 Ocak 2008 Çarşamba

Abdullah Öcalan’ın “demokratik cumhuriyet”i kimin cumhuriyetidir? Kitabına ÖNSÖZ!


“Mücadele Edenler
Her Zaman Kazanamazlar,
Ama Tarihte Kazananlar,
Hep Mücadele Edenler Olmuştur!”
H.GÜRER
Ocak 2008

Ülkemizde uzun yılları kapsayan bir sorun olarak karşımızda duran Kürt sorunu, ve azınlıklar sorunu olmakla birlikte bir bütün olarak Ulusal sorun tüm yakıcılığıyla karşımızda durmaktadır. Hiç şüphesiz ki Türkiye’de ki ulusal sorun, Kürt sorunundan ibaret değildir ve bununla da sınırlanarak çerçevelenemez! Çünkü, Türkiye’de ulusal baskıyı ve egemen ulusun tahakkümünü çeşitli biçimlerde yaşayan ve yaşamakta olan Ermeni, Arap, Çerkez, Laz, Rum, Gürcü, Ezidi, Süryani vd azınlıklarında varlığı söz konusudur.  Ancak, ülkemizde ulusal sorun noktasında Kürt sorununun daha da ön plana çıkmış olduğu da görülmelidir. Keza, Kürt ulusal sorunu azınlık milliyetler sorunuyla kıyaslanmayacak ve aynılaştırılamayacak kadar farklı özelliklere ve kapsama sahip niteliktedir.

17 Nisan 2007 Salı

"Kadın sorunu üzerine" Kitabına ÖNSÖZ!

İki cins arasında ki tam hak eşitliği ve cinslerin kendi bedenleri üzerinde tasarruf hakkı!


H.GÜRER
17 Nisan, 2007

Kadın Sorunu,Kadının Kurtuluşu ve Kadının Özgürleşmesi üzerine şimdiye kadar  çok şey söylenmiş,çok şey yazılmıştır.Genel teorik doğruların sıralandığı bir çok kitap ve yazı söz konusu. Kuşkusuz bu, kadın için “mutlu bir hayat”ın derhal hazırlandığı anlamına gelmediği gibi, teorik tespitler ve belirlemelerle yetinilerek somut örgütlenmelere gidilmemesi ve bu günün can alıcı sorununu sürekli devrime ertelenmesi de bir başka açmaz olarak Türkiye Devrimci Hareketinin önünde durmaktadır.Bu gün kimi çevrelerce yetkin devrimci kadınların kendi saflarında olduğunu haklı bir gurur kaynağı yapanlar söz konusu.Ama belirleyici ve tayin edici olan bu değildir.Türkiye de ki Milyonlarca emekçi kadının örgütlenmesi,dönüştürülmesi ve insanlığın ihtiyaç duyduğu o altın çağın kazanılması için kadınların vaz geçilemez ve devrim için hayati olan misyonları görülmek ve buna uygunda örgütlenmek  durumundadır.

2 Ocak 2005 Pazar

Echelon, Promis, Mernis - Ölüm mangaları ve arka kapı!

H.GÜRER
Ocak 2005

Kapitalizm yalan,  demogoji ve zulüm üzerinde durur, bu onun varoluş biçimidir. Çünkü, bir avuç asalağın emekçilerin sömürüsü üzerine kurulu saltanatı anlamına gelen kapitalizm, sömürülen sınıfların varolan sömürü sisteminin doğalmış, normalmiş gibi, kadermiş gibi alternatifsiz ve değişmezmiş gibi algılanmasını sağlamak zorundadır. Tarih içerisinde gelmiş geçmiş tüm sömürücü sınıflar gibi burjuvazide bunu sağlayamadığı zaman düzenini daha fazla sürdüremeyeceğini bilir. Bu yüzden ezilenlerin bilincini çarpıtmak,  karartmak ve dumura uğratmak için binlerce yanılsama yaratır. Ancak bunu hiçbir zaman tam olarak başaramamıştır ve başarması da mümkün değildir.  Çünkü işçi sınıfı kendi içinden yanılsamaları aşarak sınıf bilincini kuşanan,  yükselten öncülerini, devrimcileri çıkarır. Bu, Kapitalizmin önlemeyi başaramayacağı en önemli çelişkisidir. Burjuvazi bunu önleyemediği oranda en azından denetlemek, kontrol edebilmek ister, bu anlamda toplumu izlemek ister. Kapitalist devlet böyle bir paranoya üzerinden ayakta tutar.