3 Ocak 2011 Pazartesi

Hoşçakal 2010, Merhaba 2011

“Mümkünün son sınırlarına,
imkansızı elde etmek için çabalayanlar ulaşabilir ancak.
Çünkü, gerçekleşmiş imkanlar,
zorlanmış imkansızlıkların sonucudur…”

H.GÜRER
01 Ocak, 2011

Her şey bir karşılıkla vardır yaşamda. Tohumun karşılığı topraktır örneğin. Ve toprak tohuma hayat vererek güzelleşmiştir. Filizin sonucu tohum’dur, dönüp toprağa düşmek ve çoğalmak üzere filizlenmiştir. Tarih ise karşılığına yaşam düşürerek tarih oldu. Zorla ıkındırdı ve her ileriyi/her yeniyi zorla doğurdu! Çünkü tarih yapan halk, zalimane bir şiddetin altında ezildi, sömürüldü, sağıldı. Karşılığı “özgürlük” oldu bunların.


5 Eylül 2010 Pazar

Irkçılık!..

Şuradan iki ‘yabancı’ kolu,
bir tane mülteci dalağı ve birde göçmen beyni ver.
Hee, sakın geri kalanları ise ülkelerine göndermeyi unutma!..

H.GÜRER
Eylül, 2010

Bilindiği üzere Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbecilerinin oluşturmuş olduğu “Anayasa”nın 30 yıl sonra 26 maddesinin değiştirilmesi ‘şatafatlı’ bir referandumla gerçekleştirildi. Türkiye böylesi bir referandumu ardında bırakırken, İsviçre’de ise çeşitli konularda değişik referandum çalışmaları söz konusu. Deyim yerindeyse Eylül ay’ı, referandumlar geçidi bir ay oldu. Dileğimiz, İsviçre’de ki referandumların sonuçları, işçilere ve göçmen emekçilerin aleyhine olmasın!..

2 Haziran 2010 Çarşamba

Ortaçağ Karanlığına Çarpıp Aydınlık Saçan Kuyruklu Yıldızlar!..

H.GÜRER
Haziran, 2010

Bilimsel devrimler de, sosyal devrimler gibi, uzunca bir süreci kapsayan, kimi zaman sancılı geçen ve kimin zaman da ağır bedelleri zorunlu ve kaçınılmaz kılan devrimlerden biridir. Hele bahsi geçen devrimler, insanlık tarihinin karanlık sayfaları olarak bilinen Ortaçağ karanlığı döneminde ise, çok daha güç, ağır ve sancılı bedeller verilerek ilerletilmiştir. Çünkü ortaçağ dönemi, insanlık açısından her yönüyle dünyanın üstüne çöken gri, sisli bir kabustur. Ve tarih sayfalarında öyle de kalacaktır!.. 

3 Nisan 2010 Cumartesi

“Tüm katiller cezalandırılır, tabi büyük sayıda ve trampet sesleri eşliğinde öldürmedilerse!“[1]

H.GÜRER
Nisan 2010

             Geçtiğimiz günlerde bir katilin daha “eceli“ ile öldüğünü açıkladı medya. Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in ölüm yıldönümlerine yakın şu günlerde, hem bu saygı değer üç devrimci önderi anmak, hemde onların katline karar kılan, kalem kıran bir katili tekrar-tekrar lanetlemek için yazmak gerektiğine inanıyorum.

6 Ağustos 2009 Perşembe

Dünya İnsanlığı Uyarıyor: Kapitalizm+Savaş/Sömürü+Açlık+Kuraklık=Ölüm(dür)!

H.GÜRER
6 Ağustos 2009

’’Öyle alçak bir kapıdır ki açlık, geçilmesi zaruri oldu mu,
insan artık ne kadar büyükse,
o kadar çok eğilir.’’[1]
(Victor Hugo)

“Açlık; Gözlerde fersiz bir ışık karanlığı, / Sarı benizlerde dolaşan izler / Mecalsiz kalan dizler gibi / Dolaştı tüm dünyayı... Açlık; Yalnızlığın ve kimsesizliğin / Zulme mahkûm yollarında / Acı bir feryadın tükenen sesiydi… Açlık; Kâh karşımıza kara Afrika olup çıktı,/ Kâh Afganistan’da savaş mağduru / Hindistan’da hint fakiri,/ Çöller durduramadı bu hızlı yürüyüşü / Kıtalar atladı,/ Umuda yolculuktu bu;/ Pastadan değil,kuru bir ekmekten / Payını istiyor,/ Ve insanlığın üzerine yürüyor. (…) 

4 Temmuz 2009 Cumartesi

CIA, NATO ve Kanlı Eli Gladyo!

H.GÜRER
Temmuz, 2009

’’Zaferin büyüklüğü,
mücadelenin zorluğu ile ölçülür!’’[1]

Kurulduğundan bu yana dünya halklarına karşı sayısız kanlı ve kirli işte parmağı olan NATO’nun, 60.Kuruluş yılı dolayısıyla 2 ile 5 Nisan tarihleri arasında Strasburg yakınlarında yapılacak kutlamalar için emperyalistler hazırlıklarını yaparken, anti-emperyalist NATO karşıtı devrimci-demokratik güçler ise NATO karşıtı barikatları sokaklarda kurma hazırlıklarına hız vermiş durumdalar!..

3 Haziran 2009 Çarşamba

“Din’in eleştirisi bütün eleştirilerin öncülüdür”[1]

Daha özgürlüklü bir dünyanın kurulabilmesi için de
tabuların yıkılması gerekli.
Her türlü tabu yıkılmalı.
En başta da dinlerden ,
‘inanç’lardan kaynağını alan tabular.” [2]

H.GÜRER
Haziran  2009


“Ben tanrı yoktur demiyorum.
Tanrı vardır. Ama onu insanlar yaratır...” [3]

1-Din Nedir?
Din, genellikle doğaüstü, kutsal ve ahlaki öğeler taşıyan, çeşitli ayin, uygulama, değer ve kurumlara sahip inançlar bütününe verilen isim veya tanımdır. Zaman-zaman inanç sözcüğünün yerine kullanıldığı gibi, bazen de inanç sözcüğü din sözcüğünün yerinde kullanılır. Din tarihine bakıldığında, birçok farklı kültür, topluluk ve bireyde din kavramının farklı biçimlere sahip olduğu görülür. Arapça kökenli bir sözcük olan din sözcüğü, köken itibariyle “itaat, yol, hüküm, mükafat” gibi anlamlara sahiptir.


5 Mayıs 2009 Salı

Karl Marks Yanıldı, Avrupa da değil, Dünyada ‘Bir Hayalet Kol Geziyor’; Marksın Hayaleti!..

H.GÜRER
5 Mai 2009

’’Eğer insanlığın çoğunluğu için etkili
olabileceğimiz yeri seçmişsek,
hiçbir yük bizi kamburlaştıramaz,
Çünkü artık o herkes adına ödenen bir bedeldir;
artık tadına vardığımız şey yoksul, kısıtlı,
bencilce bir sevinç değildir, mutluluğumuz milyonlara aittir,
eylemlerimiz sessiz sedasız ama sonsuza dek
etkisini sürecek ve küllerimizi soylu insanların
çakmak çakmak gözlerinden çıkan yaşlar ıslatacaktır...’’[1]

Evet, Dünya proletaryasının bilge ustası, proletarya biliminin dehası, insanlık tarihinin gelişme yasasını keşfeden ve toplumsal gelişmenin maddi nedenlerini açıklayan Karl Marks, yanıldı! Komünizm hayaleti 161 yıldır yalnızca Avrupa’yı değil, tüm dünyayı kol geziyor!..

13 Nisan 2009 Pazartesi

Picasso ve Faşizmin Resmi; GUERNİCA!

H.GÜRER
Nisan, 2009

‘‘Güzellik yoluyla, duyumsayan insan biçim ve düşünceye götürülür;
güzellik yoluyla, düşünen insan geriye özdeğe götürülür
ve yeniden duyu dünyasına kazanılır...
Güzellik iki karşıt durumu,
duygu ve düşünce durumlarını bağlar.’’[1]

Doğumunun 128.yılı (25 Ekim 1881), Ölümünün ise 36.yılı (8 Nisan 1973), Guernica’yı çiziminin ise 72.yılı (1937) vesilesiyle, bir bütün olarak Picasso’yu, sanatını ve onun toplumsal olaylara karşı duyarlılığını ifade etmek gerekiyor.

8 Mart 2009 Pazar

Gençlik örgütlenmesi üzerine!

H.GÜRER
Mart, 2009

Her birey, toplumsal yaşam içerisinde üretim araçları karşısında ki duruşu, onunla olan ilişkileri ve bu ilişkiler karşısında ki konumuna göre bir sınıfı temsil eder ve bu sınıfın yaşam biçimini ve kültürünü oluşturur ve taşır. Dolayısıyla da her bireyin yaşam tarzı ve pratiği bir sınıfa tekabül eder. Ve doğal olarak da her birey toplumsal yaşam içerisinde bir sınıfsal öz’e sahiptir. Sosyoloji ve sosyal psikoloji kuramlarında gençlik genellikle dinamizm, değişim ve yenilenme kavramlarıyla birlikte anılır. Bu yüzden, “gençliği kazananlar geleceği kazanırlar” sözü hemen her kesimce genel kabul görür. Bundan dolayı da her sınıf gençliğe özel önem gösterir, onlara dair bir dizi politika oluşturur ve devreye sokar. bu politikalar gencin çeşitli sosyal sınıf ve katmanlar içindeki safını belirlemesine hizmet eder.

5 Mart 2009 Perşembe

Tefeciler Diyarı İsviçre…

“Barış Yanlısı” ve “Tarafsız Ülke” Olarak Bilinen Tefeciler Diyarı İsviçre  Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığında Çığır Aşıyor!..

H.GÜRER
Mart, 2009

Dünya’nın kara para aklama merkezi/bankası ve kara para kasası olan ve 1815 yılından beri savaşmayan, ‘tarafsız’, ‘demokrasinin beşiği’ addedilen İsviçre’de, haçlı zihniyetinde olduğunu son yıllarda SVP isimli ırkçı ve faşist partinin göçmenleri hedef alarak çıkardığı yasalarla, uygulamalar ve afişlerde ispat etti.

11 Şubat 2009 Çarşamba

‘‘Kadın Cinsinin Büyük Tarihsel Yenilgisi!’’[1]

H.GÜRER
11 Şubat, 2009

"Kader size üç acı pay ayırdı:
ilki, bir köleyle evlenmek,
İkincisi, bir kölenin annesi olmak,
Üçüncüsü, bütün hayatınız boyunca bir köleye itaat etmek."

Bir şair böyle sesleniyordu Rus kadınlarına. Ama aslında seslenişi bütün kadınlaraydı. Çünkü bu "kader", bütün kadınlara yazılmıştı!

5 Ocak 2009 Pazartesi

“Nankör insan, herşeyin fiatını bilen, fakat hiç birşeyin değerini bilmeyen kimsedir!”[1]

“NANKÖR İNSAN, HER ŞEYİN FİYATINI BİLEN
FAKAT HİÇBİR ŞEYİN DEĞERİNİ BİLMEYEN KİMSEDİR!”[1]





H.GÜRER
Ocak, 2009


“Doğa üzerindeki zaferimizden dolayı kendimizi fazla kutlamayalım.
Her bir zafer için, doğa bizden intikamını alacaktır.
Her adımda etimizle, kanımızla,
beynimizle kendisine ait olduğumuzu ve
içinde yer aldığımızı hatırlatacaktır bize.”[[2]]

            Özgür Ansiklopedi Küresel ısınma’, “insan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artışa verilen isimdir.” Şeklinde açıklıyor. Özlü olarak ifade edilen Küresel ısınma’nın sonuçlarına Şubat 2007 tarihli BM Raporunun[[3]] kısaca açıklamalarına yer verecek olursak;

2 Ocak 2009 Cuma

MKP’nin "Tarihi Muhasebesi"nde öznelcilik ve dogmatizm! Kitabına ÖNSÖZ

 H.GÜRER
Ocak, 2009 
"Biz, nasıl gercek hayatta insanları kendilerini
ne olarak gösterdiklerine göre değil,
gerçekte ne olduklarına göre değerlendiriyorsak,
siyasi yaşamda da siyasal grupların kendilerini ne
olarak gosterdiklerine değil
onların gerçekte ne olduklarına bakarız."
Karl Marks

'MKP'nin "Tarihi Muhasebesi"nde Öznelcilik ve Doğmatizm' adlı bu çalışlma, MKP'nin I. Kongre kararları ve sonuclarından hareketle yapılan bir çalışmaydı. Ancak, bu çalışlmayı sevgili Halil'in daha bir cok farklı çalışması gibi okurla buluşturarak 'özgürlük'lerine kavuşturmak ne
yazık ki uzun yılları aldı. Dolayısıyla da aradan yıllar geçti ve MKP II. Kongresini de yaptı. 

Kamuoyuna II. Kongrelerinin sonuçlarını yayınladıkları 2007 tarihinde, bu sonucları inceleme şansı bulduk. Ve gördük ki, II. Kongrelerinde I. Kongrelerini değerlendirirlerken, Halil'in 'Siyasal Öznelcilik' belirlemesini kendileri de şu ifadelerle kabul ediyorlar;

29 Aralık 2008 Pazartesi

Yeni yılda umut yoldaşınız olsun!

H.GÜRER
29 Aralık, 2008

2009’un P. Syrus’un, “Değiştirilmeyen bir düzen, kötü bir düzendir” sözünü anımsayıp, yaşama geçireceğimiz bir yıl olması dileği,umudu ve inancıyla kucaklıyorum sizleri.

Her zorluğun doğacak bir güneşi vardır. Bizler de zorluklar karşısın da doğmaya devam edeceğiz! Bedeller verilmeden olmuyor! Bu güne dek, büyük inanç, irade ve kararlılıkla zulme karşı direnerek ayakta kalmayı başardık! Her yanımız yara-bere içinde olsa bile yüreğimizden damıttıklarımız ve bu damıtılanlardan beslenenler asla yılmazlar! Ben bu inançtayım…