3 Haziran 2009 Çarşamba

“Din’in eleştirisi bütün eleştirilerin öncülüdür”[1]

Daha özgürlüklü bir dünyanın kurulabilmesi için de
tabuların yıkılması gerekli.
Her türlü tabu yıkılmalı.
En başta da dinlerden ,
‘inanç’lardan kaynağını alan tabular.” [2]

H.GÜRER
Haziran  2009


“Ben tanrı yoktur demiyorum.
Tanrı vardır. Ama onu insanlar yaratır...” [3]

1-Din Nedir?
Din, genellikle doğaüstü, kutsal ve ahlaki öğeler taşıyan, çeşitli ayin, uygulama, değer ve kurumlara sahip inançlar bütününe verilen isim veya tanımdır. Zaman-zaman inanç sözcüğünün yerine kullanıldığı gibi, bazen de inanç sözcüğü din sözcüğünün yerinde kullanılır. Din tarihine bakıldığında, birçok farklı kültür, topluluk ve bireyde din kavramının farklı biçimlere sahip olduğu görülür. Arapça kökenli bir sözcük olan din sözcüğü, köken itibariyle “itaat, yol, hüküm, mükafat” gibi anlamlara sahiptir.


5 Mayıs 2009 Salı

Karl Marks Yanıldı, Avrupa da değil, Dünyada ‘Bir Hayalet Kol Geziyor’; Marksın Hayaleti!..

H.GÜRER
5 Mai 2009

’’Eğer insanlığın çoğunluğu için etkili
olabileceğimiz yeri seçmişsek,
hiçbir yük bizi kamburlaştıramaz,
Çünkü artık o herkes adına ödenen bir bedeldir;
artık tadına vardığımız şey yoksul, kısıtlı,
bencilce bir sevinç değildir, mutluluğumuz milyonlara aittir,
eylemlerimiz sessiz sedasız ama sonsuza dek
etkisini sürecek ve küllerimizi soylu insanların
çakmak çakmak gözlerinden çıkan yaşlar ıslatacaktır...’’[1]

Evet, Dünya proletaryasının bilge ustası, proletarya biliminin dehası, insanlık tarihinin gelişme yasasını keşfeden ve toplumsal gelişmenin maddi nedenlerini açıklayan Karl Marks, yanıldı! Komünizm hayaleti 161 yıldır yalnızca Avrupa’yı değil, tüm dünyayı kol geziyor!..

13 Nisan 2009 Pazartesi

Picasso ve Faşizmin Resmi; GUERNİCA!

H.GÜRER
Nisan, 2009

‘‘Güzellik yoluyla, duyumsayan insan biçim ve düşünceye götürülür;
güzellik yoluyla, düşünen insan geriye özdeğe götürülür
ve yeniden duyu dünyasına kazanılır...
Güzellik iki karşıt durumu,
duygu ve düşünce durumlarını bağlar.’’[1]

Doğumunun 128.yılı (25 Ekim 1881), Ölümünün ise 36.yılı (8 Nisan 1973), Guernica’yı çiziminin ise 72.yılı (1937) vesilesiyle, bir bütün olarak Picasso’yu, sanatını ve onun toplumsal olaylara karşı duyarlılığını ifade etmek gerekiyor.

8 Mart 2009 Pazar

Gençlik örgütlenmesi üzerine!

H.GÜRER
Mart, 2009

Her birey, toplumsal yaşam içerisinde üretim araçları karşısında ki duruşu, onunla olan ilişkileri ve bu ilişkiler karşısında ki konumuna göre bir sınıfı temsil eder ve bu sınıfın yaşam biçimini ve kültürünü oluşturur ve taşır. Dolayısıyla da her bireyin yaşam tarzı ve pratiği bir sınıfa tekabül eder. Ve doğal olarak da her birey toplumsal yaşam içerisinde bir sınıfsal öz’e sahiptir. Sosyoloji ve sosyal psikoloji kuramlarında gençlik genellikle dinamizm, değişim ve yenilenme kavramlarıyla birlikte anılır. Bu yüzden, “gençliği kazananlar geleceği kazanırlar” sözü hemen her kesimce genel kabul görür. Bundan dolayı da her sınıf gençliğe özel önem gösterir, onlara dair bir dizi politika oluşturur ve devreye sokar. bu politikalar gencin çeşitli sosyal sınıf ve katmanlar içindeki safını belirlemesine hizmet eder.

5 Mart 2009 Perşembe

Tefeciler Diyarı İsviçre…

“Barış Yanlısı” ve “Tarafsız Ülke” Olarak Bilinen Tefeciler Diyarı İsviçre  Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığında Çığır Aşıyor!..

H.GÜRER
Mart, 2009

Dünya’nın kara para aklama merkezi/bankası ve kara para kasası olan ve 1815 yılından beri savaşmayan, ‘tarafsız’, ‘demokrasinin beşiği’ addedilen İsviçre’de, haçlı zihniyetinde olduğunu son yıllarda SVP isimli ırkçı ve faşist partinin göçmenleri hedef alarak çıkardığı yasalarla, uygulamalar ve afişlerde ispat etti.

11 Şubat 2009 Çarşamba

‘‘Kadın Cinsinin Büyük Tarihsel Yenilgisi!’’[1]

H.GÜRER
11 Şubat, 2009

"Kader size üç acı pay ayırdı:
ilki, bir köleyle evlenmek,
İkincisi, bir kölenin annesi olmak,
Üçüncüsü, bütün hayatınız boyunca bir köleye itaat etmek."

Bir şair böyle sesleniyordu Rus kadınlarına. Ama aslında seslenişi bütün kadınlaraydı. Çünkü bu "kader", bütün kadınlara yazılmıştı!

5 Ocak 2009 Pazartesi

“Nankör insan, herşeyin fiatını bilen, fakat hiç birşeyin değerini bilmeyen kimsedir!”[1]

“NANKÖR İNSAN, HER ŞEYİN FİYATINI BİLEN
FAKAT HİÇBİR ŞEYİN DEĞERİNİ BİLMEYEN KİMSEDİR!”[1]





H.GÜRER
Ocak, 2009


“Doğa üzerindeki zaferimizden dolayı kendimizi fazla kutlamayalım.
Her bir zafer için, doğa bizden intikamını alacaktır.
Her adımda etimizle, kanımızla,
beynimizle kendisine ait olduğumuzu ve
içinde yer aldığımızı hatırlatacaktır bize.”[[2]]

            Özgür Ansiklopedi Küresel ısınma’, “insan tarafından atmosfere verilen gazların sera etkisi yaratması sonucunda, dünya atmosferi ve okyanuslarının ortalama sıcaklıklarında belirlenen artışa verilen isimdir.” Şeklinde açıklıyor. Özlü olarak ifade edilen Küresel ısınma’nın sonuçlarına Şubat 2007 tarihli BM Raporunun[[3]] kısaca açıklamalarına yer verecek olursak;

2 Ocak 2009 Cuma

MKP’nin "Tarihi Muhasebesi"nde öznelcilik ve dogmatizm! Kitabına ÖNSÖZ

 H.GÜRER
Ocak, 2009 
"Biz, nasıl gercek hayatta insanları kendilerini
ne olarak gösterdiklerine göre değil,
gerçekte ne olduklarına göre değerlendiriyorsak,
siyasi yaşamda da siyasal grupların kendilerini ne
olarak gosterdiklerine değil
onların gerçekte ne olduklarına bakarız."
Karl Marks

'MKP'nin "Tarihi Muhasebesi"nde Öznelcilik ve Doğmatizm' adlı bu çalışlma, MKP'nin I. Kongre kararları ve sonuclarından hareketle yapılan bir çalışmaydı. Ancak, bu çalışlmayı sevgili Halil'in daha bir cok farklı çalışması gibi okurla buluşturarak 'özgürlük'lerine kavuşturmak ne
yazık ki uzun yılları aldı. Dolayısıyla da aradan yıllar geçti ve MKP II. Kongresini de yaptı. 

Kamuoyuna II. Kongrelerinin sonuçlarını yayınladıkları 2007 tarihinde, bu sonucları inceleme şansı bulduk. Ve gördük ki, II. Kongrelerinde I. Kongrelerini değerlendirirlerken, Halil'in 'Siyasal Öznelcilik' belirlemesini kendileri de şu ifadelerle kabul ediyorlar;

29 Aralık 2008 Pazartesi

Yeni yılda umut yoldaşınız olsun!

H.GÜRER
29 Aralık, 2008

2009’un P. Syrus’un, “Değiştirilmeyen bir düzen, kötü bir düzendir” sözünü anımsayıp, yaşama geçireceğimiz bir yıl olması dileği,umudu ve inancıyla kucaklıyorum sizleri.

Her zorluğun doğacak bir güneşi vardır. Bizler de zorluklar karşısın da doğmaya devam edeceğiz! Bedeller verilmeden olmuyor! Bu güne dek, büyük inanç, irade ve kararlılıkla zulme karşı direnerek ayakta kalmayı başardık! Her yanımız yara-bere içinde olsa bile yüreğimizden damıttıklarımız ve bu damıtılanlardan beslenenler asla yılmazlar! Ben bu inançtayım…

3 Temmuz 2008 Perşembe

ABD’nin Emlak krizi ve krizin kökleri…

H.GÜRER
Temmuz, 2008

Ön Açıklama:[1]
Aşağıda ki  yazı Marksist ekonomist Michel Husson’un  son emlak krizini ele aldığı bir yazıdır. Fransızca olarak Lignes Rouges (Kırmızı Çizgi/Yol) dergisinin 43.sayısında yayınlanan bu yazıyı Türkçeye tercüme ederek Türkçe yayınlamayı güncelliğinden ve öneminden ötürü önemli buluyoruz. Bu yazının bizim için önemi, ABD’de ki emlak krizi konusunu ele alan çoğu ekonmoistlerin aksine MICHEL HUSSON’un anlaşılabilir bir şekilde ele alması ve krizi politik bir çerçeveye  oturtarak analiz etmesidir.

6 Haziran 2008 Cuma

”Futbol Asla Sadece Futbol Değildir”[1] “Football Against the Enemy”

H.GÜRER
Haziran, 2008

“Öğretmen sınıfta gökyüzü ile ilgili bir yazı okudu.
Öğrencisine sordu:
Ayşe gökyüzünde duyduğun yıldızlardan bir kaçını söyler misin?
Pop yıldızları,sinema yıldızları,futbol yıldızları...

Kapitalizmin "her şeyin pazarlanabileceği" anlayışına uygun olarak bir takım değişiklikler yaşayan futbol endüstrisi ne zaman oluştu? Kitleleri hop oturtup hop kaldıran, binlerce insana aynı anda bir marşı söyleten ve her sınıftan insanı etkileyen futbol hakkında ne biliyoruz? 

29 Nisan 2008 Salı

Düşünüş ve Yaşam Tarzımızda Etkin Olan Felsefi Akım ve Sosyal Pratiğimiz Üzerine (II)

H.GÜRER
29 Nisan 2008

“Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür.
Ama kimse önce kendisini değiştirmeyi düşünmez.[1]

Evet, biz önce değişime kendimizden, sonra ailemizden, sonra çevremizden ve sonra da toplumun çeşitli katmanlarından başlayarak insanlığın bir bütününe kadar değişim diyalektiğini uygulamalıyız. Yani önce değişime kendimizden ve çevremizdekilerden başlamak zorundayız. Aksi halde “Gerçeğin dağlarına umutsuzlukla çıkılmaz.“ diyen düşünür F.Nietzsche’nin bu ifadesinden farkımız kalır mı?

Bir önceki yazımızda doğru düşüncenin ortaya çıkış evresi, soru ve yanıt’ların bizim ve örgütlülüğümüz açısından önemi üzerine durmuştuk.

18 Nisan 2008 Cuma

Düşünüş ve Yaşam Tarzımızda Etkin Olan Felsefi Akım ve Sosyal Pratiğimiz Üzerine (I)

H.GÜRER
18 Nisan 2008

“İnsan bilmediklerinin esiridir,
Öğrendikçe Özgürleşir!”[1]

Genel bir doğru olarak ele alınan ve bildik ifadesiyle düşünme, klasik tanımıyla insanı diğer canlılardan ayıran, (esasen ayırmaz, ‘farklılaştırır’[2], bunun içinde ben cümlemi şu şekilde kurmayı tercih ediyorum) daha özlü ifadesiyle ‘farklılaştıran’ aklın bir fonksiyonudur! Daha basitleştirecek şekliyle ifade edecek olursak, Aklın bağımsız ve kendine özgü bir eylemidir. Bundandır ki İnsanın düşünen bir varlık olduğu söylemi sıkça rastladığımız diğer bir gerçektir.

14 Nisan 2008 Pazartesi

"Tanrıların Alacakaranlığı"

"Tanrıların Alacakaranlığı"
Marks’ın,artı-değer teorilerini yazarken, Kapital’in ikinci cildinin
Onyedinci bölümünde sermayeyi tanımlarken vardığı sonuçtur bu!
Bu sözler günümüze uyarlandığında söylene bilinir ki;
“Sermayenin alaca karanlığı”
Yada Marksın o beylik sözüyle;
“Burjuvazi için kıyamet günü”

H.GÜRER
14 Nisan 2008

Cenevre Halkevi 13.Kongresi Siyasi Perspektif Yazısı:
Genel Olarak Avrupa’da, Özel Olarak da İsviçre’de Siyasi ve Ekonomik Durum
Ve
Görevlerimiz!

Göç ve Göçmenlik olgusu;
Tarih, insan topluluklarının kitleler halinde veya bireysel olarak yer yüzü coğrafyasının bir bölgesinden bir başka bölgesine savaşlar, açlık, daha iyi şartlarda yasama isteği (ekonomik nedenler) gibi sebeplerden dolayı sürekli göç halinde olduğunu hep yazmaktadır.

5 Ocak 2008 Cumartesi

Gezegenler Arası Yolculuklar!

          H.GÜRER
5 Ocak 2008

                                                                                       
Turizmin uzaya yapacağı ilk akın belki de Virgin Galactic şirketinin başlatacağı ticari uzay uçuşları olacak! Şiirket 2008 yılından başlayarak uzayın sınırına düzenli yolculuklar başlatmayı hedefliyor. 2010’dan önce yolcular bir roket yardımıyla yerden yaklaşık 100 km yükseğe taşınacak ve bir süre yerçekimsiz ortamı yaşamaları sağlanacak. 2025 yılında dünyanın alçak yörüngesinde belki beş-10 günlük tatiller mümkün olacak. Burada kurulacak bir otel, Uluslararası Uzay istasyonu’na benzeyecek. Belki de şişme bir yapı bu iş için daha uygun olabilir. Yine de NASA uzmanları önümüzde ki 20 yıl içinde yörüngede bir Hilton beklenemeyeceğini söylüyor.